Sıkça Sorulan Sorular




 

Psikolog kimdir?

Üniversitelerin Fen-Edebiyat fakültelerinde 4 yıllık psikoloji lisans programlarını bitiren kişilere Psikolog ünvanı verilmektedir. Psikoloji eğitimi temel kuram ve uygulama açısından kişiye bir temel oluşturmaktadır.

Psikoloji biliminin kendi içerisinde bir ağacın dallarına benzer dalları mevcuttur. Deneysel Psikoloji, Sosyal Psikoloji, Gelişim Psikolojisi, Klinik Psikoloji gibi alt alanlara ayrılmaktadır. Psikoloji, günümüzde bu temel alanlardan türemiş 50 civarında uzmanlık alanı olan bir bilim ve meslek dalıdır. Diğer uzmanlık alanları olarak; Sağlık Psikolojisi, Nöropsikoloji, Trafik Psikoloji, Okul Psikolojisi, Endüstri Örgüt Psikoloji, Adli Psikoloji, Spor Psikolojisi ve Psikometri sayılabilir.

Kişilerin psikolojik sorunlarını çözümlemek için yüz yüze veya online şekilde gerçekleştirilen, bireysel görüşmeler yaparak durumu inceleyen, kişilerin hayatını olumsuz yönde etkilemiş olan veya etkileyen, işlevselliklerini düşüren, sosyal hayatlarında ki sorun olarak görülen durumları bulup gerekli teknikler ile durumu danışana gösteren ve kişiye farkındalık kazandırmayı hedefleyen kişilerdir.

 

Psikoterapi nedir?

Psikoterapi, kişilerin duygusal ve davranışsal sorunların çözümünü, ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını hedef alan tekniklerin genel adıdır. Teknikler içerisinde; bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik psikoterapi, grup psikoterapisi, diyalektik davranış terapisi, çift/aile terapisi, oyun terapisi, cinsel terapi, psikanalitik psikoterapi bulunmaktadır.

Psikoterapinin süreci; kişinin yaşadığı ruhsal sorunlara, yaşadığı belirtilere ve yoğunluğa, şikayetlerin ne kadar süredir devam ettiğine, günlük yaşantıyı ne kadar etkilediğine ve çevrenizin/ailenizin sizlerin süreçte ne kadar yanınızda olduğuna göre belirlenmektedir.

 

Ne zaman psikoterapi yardımı almalıyım?

Günlük yaşantınız içerisinde artık başa çıkamadığınız ruh hali değişimleri ile karşı karşıya kalıyorsanız, çevrenizin desteği bu konuda yeterli gelmiyor ve sizin için katlanılamaz bir hal aldığını düşünüyorsanız bir uzmandan yardım almalısınız.

 

Terapistime güvenebilir miyim? Terapistime her şeyi anlatabilir miyim? Anlattıklarımı başkalarına anlatır mı?

Güven kavramı bir anda olmayan, zamanla kurulan bir bağdır. Terapide güven ve terapiste güven kavramları, terapi sürecinin gidişatı için oldukça önemlidir. Toplumda bulunan önyargılar sebebi ile psikoloğa gitme konusunda ki genel endişeler dışında, acaba terapistime her şeyi anlatabilir miyim? Anlattıklarımı başkalarına anlatır mı? soruları ile çoğu kişi yaşadığı sorunları geri plana atıp psikoloğa gitmemeyi tercih etmektedir. Gizlilik psikoterapide en önemli etik ilkeler içerisinde yer almaktadır. Bütün psikologlar eğitim hayatları boyunca etik ilkeleri benimseyerek mesleğe ilk adımları atarlar. Bunları göz önünde bulundurarak, terapistine güvenebilir, her şeyi anlatabilir ve anlattıklarınızı başkalarına anlatmayacağı konusunda içiniz rahat olabilir.

 

Terapilere neden düzenli olarak gelmek gerekmektedir?

Düzen kavramı hayatınızın her noktasın da önemlidir. Düzenli egzersiz, düzenli uyku, düzenli beslenme, düzenlenme çalışma..

Hayatın diğer noktalarında önemli olduğu gibi, terapide de düzen kavramı bizler için önemlidir. Terapist ile danışan arasında kurulan sağlıklı terapötik ilişki sayesinde danışan terapistinin onu anladığını ve kabul edildiğini hisseder.  Bu ilişkinin güven kavramına dayandığını hatırlatarak, güven kavramının da zaman kavramı ile sağlam ilişkisi olduğunu hatırlatmak isterim. Bu çerçeve de değerlendirdiğimiz de terapötik ilişki -  güven -  zaman üçlemesinin oluşması için terapiye düzenli gelmek önemlidir.

Terapi, ‘merhaba sorunum bu çözelim ve bitsin’ gibi düşünülmemelidir. Terapinin belli bir gidişatı, duruma bağlı olarak değişen unsurları bulunmaktadır. Bu sebeplerin hepsini göz önünde bulundurarak, terapilere düzenli olarak gelmek önemlidir ve hassastır diyebilmekteyiz.

 

Seans süresi ve sıklıkları ne kadardır?

Seans süreleri 45-60 arasında değişmektedir. İlk seanslar daha esnek olarak hareket edilebilmektedir bu durum terapistinize bağlı olarak değişlik gösterebilmektedir. Seansların sıklığı terapistin benimsemiş olduğu ekole ve danışanın içerisinde bulunduğu duruma bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin; BDT ekolü 12-15 seans +/- 2 seans şeklinde çalışmaktadır. Depresyon belirtileri gösteren bir danışan için haftada iki gün görüşme uygundur.

 

Haftada daha sık terapiye gelirsem daha hızlı sonuç alabilir miyim?

Psikoterapist ile karar verilmesi gereken bir süreçtir. Kişinin içerisinde bulunduğu duruma bağlı olarak terapi günleri ve sıklığı belirlenmektedir. Sık yapılan terapiler kişiye bağlı olarak daha etkili olabildiği gibi, bazı durumlarda da danışanı olumsuz etkileyebilir. Terapistinizin değerlendirilmeleri sonucunda sizin için en uygun seans sıklığı belirlenecektir.

 

Psikoterapiste gitmek için hasta olmam mı gerekir?

Bu soruya kesinlikle gerekmemektedir diyebiliriz. Kişilerin sorun olarak gördüğü durumların veya olayların tamamen hastalık kavramı ile bütünleşmesi gerekmemektedir. Kendini mutsuz, huzursuz, güvensiz hisseden, sosyal yaşantılarında sorunlar yaşayan, uyku problemi yaşayan, ani öfke nöbetleri, ağlama krizleri, tikler, baş edilemeyen kıskançlıklar, toplumdan kopma, agresif ve kırıcı davranışlar, çok uyuma, yataktan çıkmak istememe bunun yanı sıra çocuk ve ergenlerde gözlenen davranım problemleri, yoğun kaygı, uyum güçlüğü, dikkat eksikliği ve ailenize, arkadaşlarınıza anlattığınız ve kendi başınıza çözüme ulaştırmaya çalıştığınız fakat altından kalkamadığınız süreçlerde uzman kişilere başvurmak sizleri hasta yapmamaktadır. Bu gibi durumlarda uzman kişiler ile görüşmeniz sizler için süreci hafifleteceğine ve sağlıklı olacağına inanmaktayız.