13.10.2021 Çarşamba

ZOR ZAMANLARI DAHA KOLAY ATLATMAK İÇİN MİNİK HATIRLATMALAR

Olumsuz duygular yaşadığımız zaman sanki o an hiç geçmeyecekmiş...




ZOR ZAMANLARI NASIL DAHA KOLAY ATLATIRIM?

Olumsuz duygular yaşadığımız zaman sanki o an hiç geçmeyecekmiş ve çektiğimiz acı hiç eksilmeyecekmiş gibi hissederiz. Çektiğimiz acı yetmezmiş gibi bir de ‘bu acı hiç geçmeyecek mi?’ düşüncesi bizi yer bitirir. Çünkü duygularımız öyle yoğundur ki hayat hep böyle sürüp gidecekmiş yanılsamasına kapılırız. Zor zamanlarda böyle düşünmemiz ve hissetmemiz gayet doğaldır. Oysa gerçek daha farklıdır. Hiçbir duygu sonsuza kadar sürmez. Mutlu olduğumuz anları düşünelim. Nasıl ki mutluluğun etkisi zamanla azalıyorsa, aynı şekilde bu durum mutsuzluk için de geçerlidir. Yaşadığımız bazı olaylar bizi derinden etkiler ancak bu etki zamanla azalır. Bazı acılar hiç dinmeyebilir, bazı yaralar hiç kapanmayabilir fakat duygularımız o ilk günkü yoğunlukta olmaz, gün geçtikçe hafifler. Peki bu zor zamanları nasıl daha kolay atlatabiliriz gelin bu konu üzerine konuşalım.

 

ZOR ZAMANLARI DAHA KOLAY ATLATMAN İÇİN MİNİK HATIRLATMALAR

Yaşadığınız kötü günleri düşünün. Çok ağladığınız, yıprandığınız, kendinizi kaybolmuş hissettiğiniz zamanlar olmuştur. Belki o zamanlar da çektiğiniz acı hiç dinmeyecekmiş gibi hissetmiş olabilirsiniz. Fakat şimdi dönüp baktığınızda o halinizden eser kalmadığını görebilirsiniz. Hala o olayın izlerini taşıyor olsanız bile yine de size ilk günkü kadar acı vermez. Unutmayın, her gecenin sonunda güneş doğdu, sabah oldu. Şu an yaşadığınız bu duyguların yoğunluğu da zamanla azalacak, gün geçtikçe kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

 

Daha önce hiç bu kadar üzgün ve çaresiz hissetmemiş olabilirsiniz. Belki de artık her şeyin yoluna gireceğine dair umudunuz ve inancınız kalmamıştır. Nasıl günün en soğuk saati güneş doğmadan hemen önceki an ise geçirdiğiniz karanlık günler de biraz sonra doğacak güneşin habercisi olabilir. En çok kıymeti bilinen güzel anlar kötü zamanlardan sonra ortaya çıkan anlardır. Mutlu yarınlara her zaman çiçek bahçesinden geçip gidemeyiz.

 

Acının ve mutsuzluğun belirli bir zamanı vardır, sonsuza dek sürmez. Sizi üzen ve derinden etkileyen bir olayı düşünün. Ardından kendinize şu soruyu sorun: ‘Bu olay beni 1 yıl sonra da aynı derecede etkileyecek mi?’ Yaşadığınız olaylara bazen 3. kişi gözüyle bakmak daha mantıklı düşünmenizi sağlayabilir. Bu sayede yaşadığınız acının, hayatınızı sarmasını önleyebilirsiniz.

 

Süreci daha kolay atlatmanızı sağlayacak ve size huzur verecek olan bir diğer davranış ise affetmektir. Kendinizi ve başkalarını affetmek. Kulağınıza garip geliyor ya da ‘Bana yaptığı onca şeyden sonra onu nasıl affederim?’ gibi düşünceler aklınızdan geçiyor olabilir. Ancak affetmek; o kişiyi sevmek, kucaklamak, onunla konuşmak, onu haklı bulmak veya ilişkiyi sürdürmek demek değildir. O kişiye duyduğunuz öfke, kızgınlık, nefret veya intikam alma isteği sizi hiçbir zaman huzura kavuşturmaz. Bu duygu ve düşünceler size daha çok zarar verir ve süreci atlatmanızı zorlaştırır. Diyelim ki biri sizi gerçekten çok üzdü ve sizin nasıl olduğunuzu hiç umursamadan öylece gitti. Böyle bir durumda o kişiden intikam almak ister miydiniz? Onun sizi üzdüğü gibi siz de onu üzmek ister miydiniz? Eğer cevabınız evet ise, o üzüldüğünüzde siz ne elde etmiş olacaksınız? Belki anlık bir sevinç olabilir ancak bu haber sizi uzun vadede sizi mutlu etmeyecektir. Oysa affetmek; kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır. İçinizde tutsak ettiğiniz öfkeyi ve hüznü özgür bırakmaktır. Yaşanılanları tamamen unutmak mümkün değil ama affetmek, acıyı hissetmemizi önleyen bir eylemdir. Affetmek, içinizde barındırdığınız öfke, acı ve hayal kırıklığından kopmaktır.

 

Son olarak ise şunu söyleyebiliriz, kötü günler olmasaydı iyi günlerin kıymeti anlaşılmazdı. Mutsuzluk kavramını bilmiyor olsaydık mutluluğun da ne demek olduğunu bilmezdik. Acıyı tatmadan huzurun ve sevincin kıymetini anlayamazdık. Hayatta acı, hüzün, keder, sevinç, neşe bir aradadır. Bu duygular birlikte var oldukça anlamlıdır. Her zaman mutlu olduğunuz bir hayat düşünün. Mutluluk bir süre sonra size sıradan ve normal gelmeye başlar. Hep mutsuz olduğumuz veya tam aksine mutlu olduğumuz bir hayat imkansızdır. Hüzün ve keder sayesinde sevinç ve mutluluğun önemini anlarız.

 

Zor zamanları en kolay şekilde atlatmak için duygularınızı ve düşüncelerinizi bastırmaktan kaçının. Öncelikle yaşadığınız acıyı ve hayal kırıklığınızı kabul edin. Evet şu an zor bir süreç atlatıyor olabilirsiniz. Bu süreci nasıl daha az hasar alarak atlatacağınızın yollarını aramalısınız. Acıya kendinizi teslim etmeden yaşamanın yollarını bulmalısınız. Unutmayın ki yaşadığımız acılar ve zor zamanlar sayesinde büyüyor, gelişiyor ve değişiyoruz.

 

Oya ÇATAK



Benzer İçerikler