24.12.2020 Perşembe

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU NEDİR?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), travmalarla doğrudan ilgili olan ciddi rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Kişinin yaşadığı travmatik olayın ya da kendisi için travmatik olabilecek bir deneyimin hemen ardından 4 hafta sonra gözlenen bir durumdur. TSSB tanısı alabilmesi için, ciddi bir travmaya maruz kalmış olmak gerekmektedir.




Her yaştan insanın yaşayabileceği bir durumdur. Doğal felaketler, savaş, işkence, şiddete maruz kalma, cinsel istismar veya tecavüz gibi insan kaynaklı travmalar, kazalar, ölümcül hastalıklar ya da bireyin hayatında bulunan kişilerin beklenmedik ölümleri gibi travmatik olayları yaşayan, gören veya öğrenen bireylerin travma sonrası stres bozukluğu geliştirmesi mümkündür.

 

Travmanın Doğası: Türü ve Şiddeti Önemlidir:

 

TSSB tanısı alan kişilerin hemen hemen %93’ünün 21 yaşına kadar bir başka psikolojik rahatsızlık tanısı daha aldığı görülmüştür. Bunlar; kaygı bozukluğu, majör depresyon.

 

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU İLE ORTAYA ÇIKABİLECEK KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Travma sonrası stres bozukluğu, kişinin iş hayatında, ilişkilerinde, sağlığında, günlük aktivitelerden alınan zevkte yani kısaca tüm hayatında bozukluklara neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra diğer akıl sağlığı ile karşı karşıya kalma riskini de artırabilir. Başlıca olarak anksiyete ve depresyon, alkol ve uyuşturucu kullanımı ile ilgili bozukluklara eşlik eden intihar düşünceleri ve girişimleri ile yeme bozuklukları sayılabilir.

 

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ VE TİPLERİ NELERDİR?

TSSB belirti ve semptomları genellikle yaşanan travmatik olaydan 4 hafta sonra kendini gösterse de, bazı vakalarda belirtiler olaydan yıllar sonrasında ortaya çıkabilmektedir. Belirtiler, bireyin tüm hayatını etkileyen ve hayatını sürdürme becerisine müdahale edebilen şekilde gerçekleşmektedir.

 

TSSB belirtileri genellikle birkaç farklı tipe ayrılmaktadır. Bunlar; yeniden yaşama (hatırlama), kaçınma, aşırı uyarılma ve ona bağlı gelişen ruh halindeki olumsuz değişiklikler, fiziksel ve duygusal tepkilerle gözlemlenen değişiklikler. Belirti ve semptomlar sıklıkla kişilerde aynı şekilde gözlemleniyor olsa da, bazılarında zamanla kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir.

  • Yeniden Yaşama (Hatırlama): Travmatik olaya ilişkin üzücü rüyalar veya kabuslar, bireyde hatırlattığı herhangi bir şeye karşı hissedilen şiddetli duygusal sıkıntı, fiziksel tepkiler şeklinde kendini göstermektedir. Birey, travmatik olay tekrar oluyormuş hissi etkisindedir.
  • Kaçınma: Birey, travmatik olaya ilişkin her şeyden uzaklaşma ihtiyacı içindedir. Bunlar; travmatik olayı hatırlatan faaliyetler, kişiler veya yerlerden kaçınma olabilmektedir.
  • Aşırı Uyarılma: Bireyin düşünce ve ruh halindeki olumsuz değişikliklerin yanı sıra çoğu şeye karşı geliştirdiği olumsuz düşünceleri bulunur. Bunlar; bireyin kendisi, diğer insanlar, gelecek veya dünya hakkında olumsuz düşünceler, travmatik olaya ilişkin önemli kesitleri hatırlayamama, hafıza sorunları, ilişkileri sürdürmede zorluk, aşırı umutsuzluk hali, aile ve arkadaşlardan hatta toplumdan kendini kopuk hissetmek ve olumlu duyguları deneyimleme zorluğu.
  • Fiziksel ve Duygusal Tepkiler: Birey kolayca ürkme ya da korkma, tehlikeli bir duruma veya kişiye karşı daima tetikte olma, fazla alkol kullanımı, aşırı hızlı araba kullanmak gibi durumlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Bunların yanı sıra, kendisine zarar veren davranışları, uyku problemleri, konsantrasyon güçlükleri, öfke patlamaları veya aşırı sinirlilik hali, utanç hissi veya suçluluk hissi ile kendini göstermektedir.

 

TSSB, belirtileri ve semptomlarının yoğunluğu zaman içerisinde değişebilmektedir. Genellikle travmatik olayı hatırlatıcı ögelerle veya kişilerle karşılaşılması ile olay tekrarlanmaktadır. Örneğin; cinsel istismara maruz kalmış bir kişinin, haberlerde cinsel istismara maruz kalmış birini görmesi.

 

 

MAĞDUR YAKINI OLAN KİŞİLER NE YAPABİLİR?

TSSB tanısı almış kişilerin gündelik yaşantılarını, ilişkilerini ve neredeyse tüm hayatını kapsayacak sorunlarla karşı karşıya kaldığını söylemiştik. Buradan yola çıkarak sosyal çevrenin de olumsuz etkilendiğini söylememiz mümkündür.

 

Öncelikle yakın çevrenin, kişinin içerisinde bulunduğu durumu anlama ve anlamlandırması adına TSSB’nin ne olduğunu ve belirtilerinin neler olduğu hakkında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Böylelikle kişinin göstermiş olduğu davranış değişikliklerini daha doğru değerlendirebilirler. Davranış örüntüsünde ki anlık değişikliklerin anormal bir olaya (travmatik duruma) karşı verilmiş olan normal bir tepki olarak kabul etmeleri süreç için önemlidir.

 

Genel süreç içinde mağdur kişinin, onu dinlemeli ve yanında olmalı, yargılamamalı, öğüt vermekten kaçınmalı onun yerine tavsiye içerikli cümleler kurmalıdır. Yakın çevre eğer travmatik durumu bizzat yaşamışlarsa bu nokta da dışarıdan yardıma başvurmak yerinde olur. Bu şekilde yakın çevre içindeki karşılıklı yüklenmelere duvar örülmüş olur. Mağdurun TSSB nedeni ile, yakın çevresinde bulunan kişilere yüklenme dozu aşırı derecede artarsa onlar da uzman kişilere başvurmaktan çekinmemelidir.

 

 

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

TSSB tedavisi öncelikle travma sonrası stres bozukluğu psikoeğitimi ile başlar sonrasında ilaç ve psikoterapi ile devam etmektedir.

 

Psikoeğitim, kişilere yaşadığı durumun ne olduğu ile ilgili olarak bilgi vermek olarak tanımlanabilir. Hasta bireylere verilen eğitim dışında, sağlıklı bireylerinde bilinçlenmesi adına verilebilmektedir.

 

TSSB Tanısı à Psikoeğitim à İlaç – Psikoterapi

 

Bu çerçevede ilerleyen tedavi sürecinde, psikoterapi içerisinde kullanılan çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bunlar; Bilişsel Davranışçı Terapiler ve EMDR (göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) terapisidir.

Tedavi kısmına ek olarak; Terapist, bireyin stres ile baş etmesine yardımcı olmak adına, stres yönetimi becerilerini geliştirmeye çalışmalıdır.       

Bu noktada duygusal farkındalık çalışmaları ile kişiye destek verilebilir. Tüm bu yaklaşımlar ile bireyin travmatik olaydan sonra ortaya çıkan kalıcı duyguları kontrol altına alabilmesine yardımcı olmaktadır.

Sağlıklı günler dilerim..

Psk.Dr.Sinem DURUSAL



Benzer İçerikler


ÇOCUKLARDA KAYGI

MÜZİĞİN PSİKOLOJİDEKİ YERİ: MÜZİK TERAPİSİ

FREUD'UN OİDİPUS KOMPLEKSİ

BİPOLAR BOZUKLUK NEDİR?