21.12.2020 Pazartesi

TARASOFF VAKASI

Tarasoff Vakası Tarasoff vakası 1969 yılında Tatiana Tarasoff adlı bir üniversite öğrencisinin öldürülmesine dayanıyor. Fail Prosenjit Poddar, kampüsteki bir halk dansları dersinde Tarasoff ile tanışmıştır. Birkaç randevuya çıkarken ciddi bir ilişki konusunda anlaşmazlığa düştüler ve Poddar, Tarasoff’a takıntılı hale geldi. Tarasoff onu reddettiğinde Poddar onu takip etmeye başladı ve duygusal bir krize girdi. Bunun için üniversitedeki psikolojik danışmanlık merkezine başvurdu.




Tarasoff Vakası

 

Tarasoff vakası 1969 yılında Tatiana Tarasoff adlı bir üniversite öğrencisinin öldürülmesine dayanıyor. Fail Prosenjit Poddar, kampüsteki bir halk dansları dersinde Tarasoff ile tanışmıştır. Birkaç randevuya çıkarken ciddi bir ilişki konusunda anlaşmazlığa düştüler ve Poddar, Tarasoff’a takıntılı hale geldi. Tarasoff onu reddettiğinde Poddar onu takip etmeye başladı ve duygusal bir krize girdi. Bunun için üniversitedeki  psikolojik danışmanlık merkezine başvurdu.

 

Terapisti Dr. Lawrence Moore, hastası, Tarasoff’u öldürme niyetini itiraf ettiğinde endişelendi. (Seanslarda Tarasoff’un ismini asla vermedi ama tahmin etmek zor değildi.) Hasta sekiz seans devam ederken, Moore ona tehditleri devam ederse hastaneye yatırmak zorunda olduğunu söyledi. Bunun üzerine Poddar seanslara gelmeyi bıraktı. Moore bundan sonra ne yapacağı sorusuyla baş başa kaldı.

 

Daha sonra terapist, psikiyatrist danışmanı Dr. Harvey Powelsan’ a danıştıktan sonra, kampüs polisine Poddar’ın ölüm tehditlerini belirten bir mektup gönderdiler.

Polisler Poddar ile görüşten sonra Poddar herhangi bir ölüm tehdidini reddetti ve Tarasoff’tan uzak duracağına dair güvence verdi. Poddar serbest bırakıldı. Bu olayın ardından Dr. Harvey Powelsan, tüm terapi notlarının imha edilmesini emretti.

Poddar sözlerine rağmen Tarasoff’u takibe devam etti.

 

27 Ekim 1969’da Poddar, Tarasoff’un evinde yüzleşti. Kaçmaya teşebbüs eden Tarasoff’u Poddar taşıdığı mutfak bıçağı ile bıçaklayarak öldürdü.

Daha sonra Poddar cinayeti kabul etmeye çalışmasına rağmen birinci derece cinayetten yargılandı ve ikinci derece cinayetten suçlu bulundu. 5 yıl hapis yattı ve Hindistan’a sınır dışı edildi.

Bunun üzerine Tarasoff’un ailesi, terapistlere, California Üniversitesine karşı dava açtı. Dava, sanıkların Tarasoff’un hayatını kurtarabilecek ölüm tehditleri konusunda doğrudan uyarmaları gerektiğini bildirdi.

California Yüksek Mahkemesi 1976 ‘da dönüm noktası olacak bir karar sundu.

 

Mahkeme kararının rehberliğinde, Kaliforniya eyaleti daha sonra, tüm terapistlerin amaçlanan mağdurları doğrudan uyararak ya da kolluk kuvvetlerine doğrudan bildirimde bulunarak yanda zararı önleyebilecek gerekli diğer adımları atarak koruma görevi olduğunu bildiren gizli bir yasa çıkardı. Birçok tartışma çıkarmasına rağmen Tarasoff vakası ABD eyaletinde kabul edilmiş ve dünyanın dört bir yanında benzer yasalara rehberlik etmiştir.

 

Tarasoff vakası yalnızca bir hasta, ölüm veya ciddi yaralanma tehdidinde bulunduğunda mı geçerli olur? Ya hasta, birinin evini veya arabasını yok etmek tehdit ettiyse? Mülkiyet tehdidi, ölüm tehdidi ile aynı şekilde mi ele alınmalı?

Bazı yargı bölgeleri mülke yönelik tehditlerin Tarasoff vakası kapsamında yer aldığına karar verirken, diğer yargı bölgeleri kapsamamaktadır.

Sevdenur AKTAŞ



Benzer İçerikler