06.01.2022 Perşembe

POZİTİF PSİKOLOJİ

Pozitif psikoloji, insanı her yönden etkileyen olaylara karşı karakterindeki güçlü yanlarını, ilgi alanlarını ve yeteneklerini görmeye, sahip olduklarının farkına varmasını sağlamaya, kişinin etrafıyla kurduğu ve kendisine iyi gelen sağlam ilişkilere odaklanmasına olanak sağlayarak her anlamda kendisiyle barışık olmasına katkıda bulunur.




POZİTİF PSİKOLOJİ ve SAĞLIK

Pozitif psikoloji, Martin Seligman tarafından 1900’lü yılların sonunda psikolojinin  çalışma alanlarından biri olarak ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkış amacı psikoloji biliminin sadece kişinin negatif yönlerine, hastalıklarına veya yaşadıkları olumsuz olayları anlamaya ve düzeltmeye çalışan bir bilim alanı olmak değil aynı zamanda pozitif duygular, çağrışımlar ve bakış açıları noktasında kişinin iyi olma halini (well-being of the person) arttıran önemli bir faktör olduğu farkedilmiştir. Pozitif psikoloji, insanı her yönden etkileyen olaylara karşı karakterindeki güçlü yanlarını, ilgi alanlarını ve yeteneklerini görmeye, sahip olduklarının farkına varmasını sağlamaya, kişinin etrafıyla kurduğu ve kendisine iyi gelen sağlam ilişkilere odaklanmasına olanak sağlayarak her anlamda kendisiyle barışık olmasına katkıda bulunur. Ayrıca, pozitif psikoloji kişinin sadece ruhsal ve anlamsal açıdan iyi hissetmekle kalmayıp sağlığını da pozitif yönde etkileyerek daha uzun ve sağlıklı yaşamasına destek olur.

Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) ‘sağlık’ kelimesini açıklarken ‘sağlıklı olmak sadece hastalığın veya sakatlığın olmayışı değil kişinin fiziksel, mental ve sosyal açıdan da tamamen iyi olma halidir’ ifadesini kulanarak pozitif psikolojinin bu anlamda bireyin sağlığını daha ileri boyuta taşımasına vesile olmaktadır. Hayata karşı tatminkarlık, iyiyi düşünmek ve pozitif duygular taşımak sağlığın korunmasında güçlü rol oynayan etkenlerdir. Park ve diğerlerine göre (2016), 1998-99 yıllarında yapılan araştırmalara göre optimist olmak, HIV (İnsan Bağışık Yetmezliği Virüsü) enfekte olmuş fakat belirti göstermeyen erkeklerde AIDS başlamasını 18 ay süreyle geciktirdiği ifade edilmiştir (s.3).  Aynı zamanda daha uzun ve sağlıklı yaşamak noktasında iyimserliğin katkıları göz ardı edilemez. Bunları başarabilmek için kişinin karakterindeki olumlu ve güçlü bakış açılarına, ilgi alanlarına, sahip olduğu değerlerine; kendini gerçekleştirme, mutluluk ve kendinden tatmin olma hallerine karşı olumlu yaklaşması, onları başarıları olarak görmesi ve onlarla yaşamayı öğrenmesi gerekir. Pozitif psikoloji sayesinde hayata artıların fazla olduğu pencereden bakmak kişiye yaşamanın zevkini tattıracakatır. Hayatı daha anlamlı ve yaşanabilir kılmak için pozitif psikolojiye olan ihtiyaç her geçen gün daha da artmaktadır. Japon kültüründe de ‘ikigai’ kelimesiyle anlatılmak istenen ‘hayatın amacı’ (life worth living) insanların iyi olma hallerini savunan, inanç ve bakış açısı noktalarında etkili bir kavramdır. Pozitif psikoloji kişiye hayatın amacını aramak ve bulmak noktasında kapılar açar ve kişinin kendini gerçekleştirmesine aracılık eder. 

KÜBRA AY



Benzer İçerikler