27.04.2022 Çarşamba

NARSİSİZM

Narsisizm veya özseverlik ,narsisistik kişilik bozukluğu yapısına sahip bireyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Narsisizm




Narsisizm veya özseverlik ,narsisistik kişilik bozukluğu yapısına sahip bireyleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Narsisizm veya narsisistik, kelime anlamı olarak yunan mitolojisinde “ Narcissus “ adlı avcıya dayanmaktadır. Bu kavram ilk defa Havelock Ellis ve sonrasında Sigmund Freud tarafından psikoloji bilimine dahil edilmiştir. Psikoloji camiasında, farklı dönemlerde farklı kuramlara dayandırılarak açıklanmaya çalışılan narsisistlik kişilik yapısı ,en temelde bireyin kendi ruhsal veya bedensel duyumuna yapmış olduğu hayranlık yatırımı olarak tanımlanabilir.

Bu kişilik yapısındaki bireyler, sahip olduğu veya sahip olacağını düşündüğü tüm faztezik kaynakları “kendiliği” üzerine yoğunlaştırmaktadır. Bu kaynakları, bir ötekini görmeyecek şekilde harcamak üzerine programlaşmış bir kişilik yapısı da diyebiliriz. Söz konusu kaynaklar ,maddi olabileceği gibi sosyal kaynakları da içermektedir.

Ben merkezci yapılarından dolayı ,empati düzeyleri çok gelişmemiştir. Bundan dolayı yapmış oldukları davranışların yıkıcılığını görmeleri de çok olası değildir. ikili ilişkilerinde sorun yaşadıkları en büyük kısımda burasıdır. Alenen yaptıkları düşüncesiz olarak nitelenen davranışlar, kendi iç dünyalarında aslında gayet normal olarak bilinmektedir. Hatta bundan dolayı insanların onları anlamadıklarını ifade edeceklerdir.

Bu kişilik yapısına sahip bireyler yaptıklarından dolayı çevreleri tarafından ( eş,çocuk,anne,baba,iş arkadaşı....) anlaşılmadıklarını düşünmektedirler. Bunun yanında sürekli eleştirilme,zayıflıklarının görülme korkularına sahiptir. Bundan dolayı çok yoğun bir şekilde iş hayatlarında veya yatırım yaptıkları alanlarda çalışmaktadırlar. Bundan dolayı bu kişiler genellikle çok başarılıdır.  Çok başarılı olmalarının altında çoğunlukla ne kadar önemli ve değerli olduklarını bir ötekine gösterme çabası yatmaktadır.  Bu kişiler kendilerini işlerine ,inançlarına , ideolojilerine adarlar .  Kendilerini üstün olarak görmelerini sağlayacak bu eylemler, aynı zamanda “kendiliklerinin” parçalanmaması ve dağılmaması için geliştirdikleri birer savunma görevi görmektedir.

“Kendileri” üzerine bir dünya kurduklarından sosyal ilişkileri çok sağlıklı değildir. Hayatlarına aldıkları kişilere de , eksik hissetikleri kısımlarını kapatma görevi vermektedirler. Bunu kabul etmeyen bireyleri çok keskin ve tanımamışçasına hayatlarından çıkarabilirler . Tek beklentileri koşulsuz itat ve hayranlık duyulmasıdır.

 

Genellikle bu kişilik yapısına sahip bireyler , borderline kişilik yapısına sahip bireylerle ilişki kurma eğiliminde olabilirler . Borderline yapının, yapışmacı bağlanma stili onların en büyük enerji kaynağı haline dönüşebilir. Her halükarda vazgeçilmeyeceğini hissetmek onlar için paha biçilmez bir hisse dönüşebilir...

 

 

Narsistik kişilik bozukluğunun sahip olduğu bir takım özellikler

 

  • Başarılarını abartma eğiliminde olma
  • Suçu başkalarına yıkma becerisi
  • Manipüle etme yapısına sahip olma
  • İletişim dillerinde emir komuta şeklinde olması
  • Güç ve başarı eksenli olma
  • Onaylanma ihtiyaçlarının karşılanacağı ortamlarda bulunma
  • Sürekli övgü beklentisinde olma ( davranışlarını da buna göre düzenleme )
  • Sürekli çevreleri ile yarış halinde olma ( bir başarı konusu konuşulurken kendi başarısına olayı çekme )
  • Çok kırıgan yapıda olma ( en ufak bir eleştiri de bile ilişkiyi kesme )
  • Empati eksikliği ( karşının varlığının görülmemesi )
  • Sürekli özel muamele bekleme ve alamadıklarından ordan uzaklaşma veya kırılma yaşama
  • Sürekli inkar durumlarında olma ( karşıdakine paranoyak müamelesinde bulunacak derece de ).

Gibi ilişkiyi bozucu birçok özelliğe sahip oldukları görülmektedir.

UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN EFENDİ YAVAŞOĞLU



Benzer İçerikler